26 Haziran 2013 Çarşamba
Tablet PC’ler bilgisayar mı yoksa sanal bebek mi?
19 Haziran 2013 Çarşamba
Sevgili Peygamberimiz (SAV)’in Hz. Ayşe Validemize Öğüdü
Geçen hafta bir kardeşim e-postama aşağıdaki hadisi gönderdi. Gönderirken 'Babam bunu her gece yatmadan onbir defa okuduğunu söyledi" diye eklemiş. Allah ondan razı olsun ki bizi aydınlatıyor.
'İhtiyacım vardı bana gönderildi' diyerek günlük okuyorum(inşallah), çocuklarıma hatırlatıyorum, diğer insanlarla paylaşıyorum. İnşallah birileri faydalanır düşüncesiyle siteye ekledim. Daha çok kişiye faydalı olacağı ümidi ve niyazıyla... Biz öğüdü önce kendi nefsimize hatırlatır, kendi hatalarımızı düzeltmeye gayret eder diğer insanlara da dua ederiz. Büyüklerimizden gördüğümüz böyle (Benim için en azından bundan sonra).
Son günlerde insanların birbirlerini anlama, dinleme ve kamuya bakış açısı konusunda ki sıkıntıları aşmada Allah Resulü (SAV) belki ufkumuzda yeni bir pencere açar da şu karanlıkları yırtarız ümidiyle... Allah hepimize hidayet etsin, ve ıslah etsin. Amin, amin, Ya Muin, Ta Ha ve Yasin.
Sevgili Peygamberimiz (SAV) Hz. Ayşe validemize:
“Ya Aişe!
Her gece,
Cenabı Hakkı hoşnut etmeden,
Bütün peygamberleri şefaatçi kılmadan,
Bütün müminleri memnun etmeden,
Kur’anı Kerimi hatim etmeden, yatma” buyuruyor.
Ayşe annemiz;
“Bütün bunları bir gecede nasıl yaparım ey Allahın Resulü”
deyince peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
Yatmadan önce;
“Sübhânallahi velhamdulillahi velâ ilâhe illallahu vallahu ekber” (3), sonunda “velâ havle velâ kuvvete illa billahil aliyyilazim”.
“Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa ve ma beynehum minen'nebiyyine vel'murselin. Salevatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain”(3).
“Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb” (3).
“Bismillahirrahmanirrahîm. Gulhüvallahü Ehâd Allahüssamed Lem Yelid ve Lem Yüled ve Lem Yeküllehü Küfüven Ehad” (3) sonunda “Sadakallahül Azim” diye okursun.
Etiketler:
dua,
Hz. Ayşe,
Hz. Muhammed,
Kur'an-ı Kerim,
Öğüdü,
öğüt
18 Haziran 2013 Salı
Berat Kandili
'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)
Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.
23 Haziran 2013 Pazar (14 Şaban 1434) gecesi Berat Gecesidir.
Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır.
Bu gecenin beş özelliği vardır:
- Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.
- Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.
- Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.
- Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.
- Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.
Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımdan birinin yanına gidecek sandım ve peşini takip ettim. Medine'nin kabristanı olan Bakîu'l-Garkad'da kendisine eriştim. Mü'minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu. Kendi kendime: 'Anam babam sana feda olsun! Sen Rabb'ının rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim!' diyerek döndüm. Soluk soluğa eve girdim. Arkamdan da Resülüllah (sav) girdi.
-Neden böyle hızlı nefes alıyorsun?' dedi.
Ben,
-Anam babam uğruna feda olsun. Yanıma gelip elbisenizi çıkardıktan sonra tekrar giyindiniz, beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi kabristana giderken gördüm,dedim.
Resul–ü Ekrem,
-Resülüllah sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun?' dedi.
Ardından Cibril geldi ve şöyle dedi:
-Bu gece Şa'bân'ın on beşinci gecesidir. Cenabı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesi koyunlarının sayısı kadar kimseyi cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.
Resul–ü Ekrem, elbisesini çıkardı.
-Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz? buyurdu.
-Evet, sana anam babam feda olsun, dedim.
Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Endişelendim, elimle yokladım. Elim, ayağının altına dokununca kımıldadı. Ben de sevindim. Secdede şöyle niyaz ettiğini işittim:
'Allah'ım! azabından afvına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen'den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.'
Sabah olunca bunları Resul–ü Ekrem'e söyledim. O da,
-Yâ Âişe, bunları öğrendin mi? dedi.
-Evet yâ Resülüllah, dedim.
Resuli Ekrem;
-Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cibril öğretti ve secdede bunları okumamı ta'lîm buyurdu.' dedi."
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:
"Her kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa yüce Allah ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, On'u da ondan şeytanın tuzaklarını hilelerini savarlar."
"Yüce Allah bu gece ümmetine öyle rahmet eder ki Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca."
"Yüce Allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur ancak kâhin, sihirbaz, yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan, yahut ana-babasını inciten, veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."
'Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve; 'tevbe eden yok mu! Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu ona şifa vereyim. Yok mu şunu isteyen yok mu bunu isteyen' der. Bu durum, sabaha kadar devam eder'
'Ameller, bu ayda âlemlerin Rabb'ı yüce Allah'a arz edilir. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah'a arzedilmesini isterim'
Berat Kandili olan bu mübarek geceyi nasıl ihya edeceğiz?
- Yatsı ve Sabah namazlarını mutlak surette cemaatle kılmalıyız ki, geceyi sabaha kadar ibadet etmiş olalım.
- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de oruç tutalım.
- Bir günlük kaza namazı kılalım
- Berâat gecesinde 100 rek'atlı Hayır Namazı vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehitlik mertebesine nâil olur.
Hayır Namazı
Niyet;
"Yâ Rabbî, niyet ettim senin rızâ-i şerîfin için namaza. Beni afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle. Kasvet-i kalbden, dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyleyip süedâ defterine kaydeyle, Allâhü Ekber'
Kılınışı
Her rek'atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur
İki rek'atte bir selâm verilerek 100 rek'atte tamamlanır
Her rek'atte 100 İhlâs-ı şerîf okumak sûretiyle 10 rek'at olarak da kılınabilir.
(Hz. Allâh'ın HÛ ism-i şerîfinin ebced hesâbına göre adedi olan) 11 şey, (TÂHÂ'nın ebced hesâbıyla adedi olan) 14 kere okunur. (TÂHÂ Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz'in ismidir.
- İstiğfâr-ı şerîf: 14 kere ,
- Salevât-ı şerîfe: 14 kere,
- Fâtiha-i şerîfe (besmeleyle): 14 kere,
- Âyetü'l-Kürsî (besmeleyle): 14 kere
- Lekad câeküm...' (besmeleyle): 14 kere
- 14 kere 'Yâsîn' dedikten sonra 1 Yâsîn-i Şerîf
- İhlâs-ı şerîf (besmeleyle): 14 kere
- Felak Suresi (besmeleyle): 14 kere
- Nas Suresi (besmeleyle): 14 kere
- 14 kere
"Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym."
- Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir): 14 kere
"Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin salâaten tünciinâa bihâa min cemî'ıl-ehvâali ve'l âafâat. Ve takdıy lenâa bihâa cemî'alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî'ıs-seyyi'âat ve terfeunâa bihâa ındeke a'led-derecâat ve tübelliğunâa bihâa aksa'l gaayâat. Min cemî'ıl-hayrâti fi'l-hayâati ve ba'del-memâat. İnneke alâa külli şey'in kadiyr."
Mânâsı:
Allâh'ım, Efendimiz Muhammed'e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle. Muhakkak sen her şeye kaadirsin."
Bunlardan sonra duâ yapılır.
5. Berâat Gecesi, bu gecede hiç olmazsa bir Tesbih Namazı kılınır.
Önce ki yıllara ait yazımız.
kaynak: http://www.biriz.biz/itikat/berat.htm
Etiketler:
Berat Gecesi,
Berat Kandili,
Cebrail a.s.,
Cibril,
Hz. Muhammed,
Üç Aylar
7 Haziran 2013 Cuma
En Fazîletli Zikir La İlâhe İllallah
![]() |
La İlahe İllallah |
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
"Allah'ın en sevdiği dört söz şunlardır: Subhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber. Hangisiyle başlasan sakıncası yoktur."[1]
Yine buyurmuştur ki:
"Muhakkak ki benim Subhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah ve Allahu Ekber demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir."[2]
Sübhanallah: Yani; Allah'ı takdis ve tenzih etmektir. Tesbih, takdisi gerektirir. Tenzih; Allah Teala'yı ona layık olmayan her şeyden, ortaktan, çocuk ve eş edinmekten, mutlak olarak sonradan olma her şeyden berî bilmektir. Bu Allah Teala'dan başkası için uygun olmayan yüce bir zikirdir.
Elhamdülillah: Hamd'in anlamı kemaliyle övgüdür. Allah Subhanehu hamdin tamamına müstehaktır. En güzel isimler ve yüce sıfatlar O'nundur.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki:
"Allah Teala bir kuluna nimet verir de kul "elhamdülillah" derse mutlaka bu aldığı şeyden daha üstünü ona verilir."[3]
İbn Abbas Radıyallahu anhuma dedi ki:
"Elhamdülillah sözü; Allah'ın nimetini, hidayetini ve yaratmasını ikrar ederek şükretmek demektir."
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki:
"Duaların en üstünü elhamdulillah sözüdür"[4]
Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Elhamdulillah mizanı doldurur, Sübhanallah ve Elhamdulillah sözleri göklerle ve yer arasını doldurur."[5]
Denildi ki: "Şayet bu ikisinin sevabının değerine cisim takdir edilse, göklerle yer arasını doldurur. Bu ikisinin faziletinin büyüklüğünün sebebi, "Subhanallah" sözünün Allah Teala'yı tenzihi ve "Elhamdulillah" sözünün de Allah Teala'ya muhtaçlığı ifade etmesidir.
La ilahe illallah: Yani hakkıyla mabud olan yalnız Allah'tır. Bu, tevhid kelimesi, İslamın ilk şartı ve zikirlerin en üstünüdür.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"En üstün zikir: La ilahe illallah'tır."[6]
Denildi ki: bu kelimede iki özellik vardır.
Birincisi: bütün harfleri ecveftir. Yani söylenirken çıkış yerleri karındandır. Harflerinden hiçbiri be, fe, mim gibi mahreci dudak olan şefehî harflerden değildir. Bu da bunun ağızdan değil, ihlâs ile kalpten söylenmesine işarettir.
İkincisi: Bütün harfleri noktasız harflerdir. Bu da Allah Teala'dan başka bütün mabutlardan tecerrüde işarettir.
Bu kelime nefiy ve ispattan ibarettir. "La ilahe" sözü Allah Teala'dan başkasından ulûhiyeti nefyetmek, "İllallah" sözü de Allah Azze ve Celle'nin ulûhiyetini ispat etmektir.
Bu cümle, Allah Subhanehu dışında ibadet edilen her şeyi reddetmeyi ve zatıyla ibadete layık olanın sadece Allah olduğunu ispat etmeyi ifade eder. Bu yüzden bunu söyleyen kimsenin, söylediğinin gereği olarak fiilen reddetmesi ve Allah Azze ve Celle'nin hakkını söz ile ispat ettiği gibi fiili ile de ispat etmesi gerekir. Zira amaç dil ile söylemek değil, bilakis bu mübarek kelimenin kapsadığı manayı gerçekleştirmektir.
Bu kelimenin Müslümanların şuurunda bariz bir yeri vardır.Kul, bununla yaratıcısı Tebareke ve Teala'ya kulluğa layık hale gelir.
Boyun eğiş ve Allah Azze ve Celle'yi yücelterek ikrar eder, nefsi bu kelime ile parlaklaşır, yaratıcısı Subhanehu ve Teala'ya bu kelimeyle bağlanır, kişi İslam'ını bununla ilan eder, âlemlerin rabbi olan Allah'a inanmaları bununla belirtilir, emrine itaat edenler, Allah'ın sağlam ipine sarılanlar, Allah'a itimad edenler ve işlerini Allah'a havale edenler bu kelimeyle ayrılır.
Allahu Ekber: Yani; Allah Azze ve Celle'nin her şeyden büyük olduğunu söylemektir. Arap dilinde tazim ve yüceltme anlamında en son sınırdaki kelimenin Allahu ekber sözü olduğu söylenmiştir. Yani sıfat olarak her şeyden büyüktür.
Şâir der ki:
"Allah'ı her şeyden büyük ve ordularını en çok gördüm."
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem namaza başlarken "Allahu Ekber" derdi.
Ömer b. el-Hattab -Radıyallahu anh- der ki:
"Kulun Allahu ekber" demesi dünya ve içindekilerden hayırlıdır."
[1] Müslim; Kitabu'l-Edeb
[2] Müslim; Kitabu'z-Zikr.
[3] Sahihu Süneni İbn Mace (3067)
[4] Sahihu Süneni't-Tirmizi (2694)
[5] Müslim; Kitabu't-Tahare.
[6] Sahihu Süneni't-Tirmizi (2694)
Etiketler:
Allahu Ekber,
Elhamdulillah,
Estağfirullah,
Hz. Muhammed,
La İlahe İllallah,
Subhanallah
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





.gif)
.gif)

